Aman başım derde girmesin

Tamam maç berbat geçti ama şunu gördük… Her iki takımda kalite olarak, teknik olarak, kapasite olarak, diğer  rakiplerinden fersah fersah ileride.
O yüzden bugünkü puan durumuna şaşırmamak lazım. Tabii eşit kuvvetler mücadelesinden çıkan sonuca da…
İlk yarı top Galatasaray’da ama pozisyon yok. Fenerbahçe bekleyerek oynadı. Ama pozisyon yok…
Savunma önlemleri en üst düzeydi. Bir taraf İcardi’nin gol yollarını kesmek, Kerem’i engellemek, bir taraf Tadic ve Ferdi kanallarını etkisiz kılmak için pür dikkat oynadı.
Ve tabii ortaya son derece sıkıcı, faul dolu, topun oyunda kalma süresi yerlerde bir mücadele çıktı. Yani günlerdir beklediğimiz derbisinin ilk yarısı koskoca bir hiçti…
Tabii şunu da belirtmek lazım. Fenerbahçe’de Fred’in eksikliği o kadar belli oldu ki… İlk yarı İrfan onun görevini üstlendi. Ancak o iş ayrı bir iş tabii ki İrfan yapamadı.
Öyle bir futbolcu düşünün ki bir takımın bütün oyun sistemini baştan aşağıya değiştiriyor. İşte Fred öyle bir futbolcu. Dün 90 dakika buram buram her dakika Fenerbahçe onun eksikliğini hissetti.
İkinci yarı oyun biraz daha Fenerbahçe tarafına gitti. Özellikle önce Kerem’in ardından Szymanski’nin şutu biraz heyecan yarattı.
Nasıl ilk yarıda Galatasaray üstün oyun oynamasına rağmen pozisyon yakalayamadıysa aynı durum 2. yarıda Fenerbahçe için geçerliydi. Abartmak istemiyorum ama iki taraf da korkaklıkta zirve yaptı.
Tabii bir de burada maça ağırlıklarını koyması beklenen İcardi ile Tadic’in son derece kötü futbol oynaması dikkat çekti. Ancak şunu da belirtelim. Özellikle Tadic çok iyi marke edildi. Nefes alamadı desek yalan olmaz. Aynı durum İcardi’de  yaşandı.
Djiku 90 dakika Arjantinli oyuncuya yapıştı kaldı. Ama sanki İcardi’nin hiç markaj yapılmasa bile kıpırdayacak hali yoktu. Bir futbolcunun fizik gücü bir iki ayda bu kadar mı düşer? Hele 2. yarının ortalarında ayakta kalabilse Galatasaray’ın golünü atması işten bile değildi. Ama adam yürüyemiyor. Mevkidaşı Dzeko’nun çabasının yüzde 10’unu bile gösteremedi.
Sonuç olarak iki taraf için haklı bir puan. Belli ki iki teknik direktör aman başım yanmasın anlayışı ile maça çıkmış.
Belirtmeden olmaz.
Dün Fenerbahçe’de Dzeko elinden gelen her şeyi yaptı. Keza Djiku da öyle. Szymanski sürekli kokladı. Ama olmadı. Ve biraz da Ferdi…
Galatasaray’da ise Kerem (Aktürkoğlu değil) çok iyi mücadele etti. Barış Alper ilk yarı çok iyiydi. 2. yarı o da korkunun esiri oldu. Kaleciler ise hayatlarının en rahat derbisini yaşadı. Ama ilk yarıda Livakoviç’in Kerem’in şutunu inanılmaz kurtarmasını unutmayalım. Dokunmasa bence goldü.  
Akılda kalanlar
Akılda kalan hiçbir şey yok…

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*