Mahkemeden emsal karar: Korona aşısı olmadığı için kovulan genc işe iade edildi

İHA

Tüm dünya milyonlarca kişinin hayatını kaybetmesine neden olan koronavirüs salgını döneminde tarihin en kaotik dönemlerinden birini geçirdi.

Bulunan aşılar ve toplumların bağışıklık kazanması ile salgın ortadan kalktı ve hayat olağan şekline döndü.

Aşıların bulunduğu dönemde ise aşı karşıtlığı tartışması başladı.

Sayı bakımından azımsanamayacak bir kesim aşı olmayı reddetti. Bu durum birçok alanda sorunlara yol açtı ve yargıya taşındı.

Bunun bir örneği de Türkiye’de yaşandı.

Aşı olmadığı için işine son verildi

Bir şirkette Tıbbi İlaç Mümessili olarak çalışan genç, aşı solmadığı gerekçesiyle kovuldu. Hakkını aramak için İş Mahkemesi’nin kapısını çalan mağdur genç, 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 4. Maddesine dayanak gösterilerek aşı olması için 3 gün müddet verildiğini ve aşı olmadığı takdirde iş akdinin geçerli sebeple feshedileceğinin bildirildiğini, o tarihte koronaya yakalandığını bildirdi.

Aşı olması için en az üç ay geçmesi gerektiğini, bütün bunlar olmasa dahi işverenin aşı olmayı zorunlu tutarak aksi durumdan dolayı işten çıkarma yapmasının herhangi bir hukuki dayanağının olmadığını öne sürdü.

Şirket davanın reddini istedi

Karantinası biter bitmez işinin başına döndüğünü ancak iş sözleşmesinin feshedildiğini belirterek işe iadesi talep etti.

Davalı şirket avukatı ise işverenin pandemi nedeni ile İnsan Kaynakları Müdürlüğü aracılığı ile tüm çalışanlarından ve davacıdan aşı yaptırmalarını talep ettiğini, davacının aşıya karşı olduğunu davalı şirketin İnsan Kaynakları Müdürüne telefon ile bildirdiğini öne sürerek davanın reddini istedi.

Mahkemeden emsal karar

Mahkeme, davanın kabulüne karar verdi. Davalı şirket kararı istinafa götürdü.

Bölge Adliye Mahkemesi emsal nitelikte bir karara imza attı.

Kararda şu ifadeler yer aldı:

“Covid-19 geçirmiş risk gruplarına 21/07/2021 tarihli genelge ile üç ay sonra aşı uygulandığı, diğer bir deyişle karantina bitiminden sonra 3 ay içerisinde aşı yapılmasının mümkün bulunmadığı belirtilmiştir.

Davacının iş bu süreç içerisinde aşı olmadığı gerekçesi ile işten çıkarıldığı dolayısı ile fesih işleminin hukuka uygun yapılmadığı, bununla birlikte aşı olmadığı iddia edilen davacıya alternatif çalışma yöntemlerinin sağlanmadığı ortadadır. Yıllık ücretli izin kullanması teklifinde bulunulmadığı, uyarı ve ihtarname dışında alternatif çözüm yollarına gidilmeksizin iş sözleşmesinin salt bu nedenle feshedildiği arnlaşılmaktadır.

“İşe iade kararı yasaya aykırı değildir”

Her ne kadar davalı bu hususta sözlü olarak davacıya farklı çalışma sistemlerinin önerildiğini söylemiş ise de sözlü olarak alternatifler arandığını destekler dosyada delil de olmadığı, tüm bu nedenlerle feshin geçersiz olduğu ve işe iade kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı değerlendirilmiştir.

İlk derece mahkemesi kararının, maddi vakıa, usul ve yasaya uygun olduğu, istinaf sebep ve gerekçesinin yerinde olmadığı anlaşılmakla davalı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.”

Öte yandan davalı şirket avukatı kararı Yargıtay’a taşıdı. Yargıtay’ın dosyayı onaması durumunda karar emsal teşkil edecek.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*